ta kasım ayında yazmışım. elimiz armut toplamadı, başka şeyler yaptık. çok şey yaptık. anlat anlat bitmez.
aralık ayı diyince aklıma bisikletle yaptığım dehşet kaza geliyor. ocak, şubat, mart bisikletsizlik. hala üstümde bir korku var. yokuş aşağı inerken tırsıyorum. tırıs tırıs tırsıyorum. hatta daha 1 ay öncesinde sahil yolunda otuza yaklaştığımda titriyordum. şimdi rahat rahat 45 basabiliyorum en azından.
neyse ne. bisikletse eğer mevzu, daha büyük bir mesele var kazadan, korkudan veya kondisyonsuzluğumdan. o da yeni bir kadro almış olmam. cannondale aldım. hayallerimdeki bisikleti aldım. bir caad10 aldım. bisiklete başladığım ilk günden beri hayalini kurduğum, "şimdi tepesinde olsam" diye iç geçirdiğim bisikleti sürüyorum artık. ancak iki yönden olaylar beklediğim gibi gelişmiyor.
- kondisyonum düşük. toparlamak çok zaman alacak.
- bisikleti almam, nedense beni beklediğim kadar heyecanlandırmadı. kafamdaki yoğunluktan da olabilir.
yoğunluk diyince çok da bi yoğunluk yok esasında. ancak bir kız arkadaşım var. evet. zurnanın zırt dediği yer. ocak 1'den itibaren bir kız arkadaşım var. günümün büyük kısmı oraya kanalize oluyor. soyut veya somut, çoğunlukla oralardayım. derslerim iyi değil, bisiklet süremiyorum. şikayetçiymişim gibi dursa da şikayetçi değilim, neticede bunu ben seçtim. daha hızlı bisiklet sürmeyi değil sevmeyi ve sevilmeyi seçtim.
düşünüyorum başka neler neler oldu diye, aklıma başka bir şey gelmiyor. bir kere amasya'ya gittik geldik, belki o.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder